Arama Sonuçları al O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/12726-al-O/4340

NoHadis MetniKaynak
14472

Ebû Sa'lebe el-Huşenî (R) şöyle demiştir: Ben:

— Yâ Nebiyye'llâh! Biz kitâb ehli bir kavmin diyarında (Şam'­da) bulunuyOruz. Biz müslümânlar bunların kaplarını kullanıp içle­rinde yemek yiyebilir miyiz? Yine ben bir av sahasında bulunuyOrum, yayımla, Okumla öğretilmemiş köpeğimle, öğretilmiş köpeğimle av yapabilir miyim? Benim için iyi ve dOğru Olan nedir? diye sOrdum.

OlOr:green'>allah'ın Peygamberi (S) şöyle cevâb verdi:

—  "Kitâb ehli kaplarına âid zikrettiğin sOrunun cevâbı şöyledir: Eğer siz kitâb ehli kaplarından başka yemek kapları bulursanız, On­ların kaplarından yemeyiniz! Eğer Onların kaplarından başka bula­mazsanız, kitâb ehlinin kaplarını yıkayıp, Onların içinde yiyiniz. (Av mes'elesine gelince:) Yayınla, Okunla OlOr:green'>allah adını anarak avlarsan, Onu ye! OlOr:green'>allah adını zikrederek öğretilmiş köpeğinle avladığın avın etini de ye! Öğretilmemiş köpeğinle avladığında avı (diri iken) yeti­şip bOğazlarsan, Onu da ye!"

 
Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 4
14473

Bize Vekî' ve Yezîd İbn Hârûn tahdîs ettiler. Lafız Yezîd'indir: Onlar da Kelımes ibnu'l-Hasen'den; O da Abdullah ibn Bureyde'den; O da Abdullah ibnu Mugaffel(R)'den. Abdullah ibn Mugaffel bir kimseyi sapan ile taş atarken gördü de Ona:

— Böyle taş atma! Çünkü Rasûlullah (S) böyle sapan ile taş at­maktan (ümmetini) nehyetti -yâhud sapanla taş atmayı çirkin görürdü-, demiştir.

Râvî İbn Mugaffel devamla:

— Şübhesiz bu sapan taşıyle ne av avlanır, ne de düşman para­lanır ve öldürülür. Ancak bu taş bazen diş kırar, bazen de göz çıka­rır, demiştir.

Abdullah ibn Mugaffel bunun ardından bir müddet sOnra O kim­seyi yine sapanla taş atarken görmüş de Ona:

— Ben sana Rasûlullah'ın sapan taşı atmayı nehyettiği -yâhud: Bu atışı çirkin gördüğünü- tahdîs edip söylüyOrum da sen hâlâ atma­ya devam ediyOrsun! Artık seninle bundan sOnra şu kadar şu kadar zaman kOnuşmam! demiştir

 
Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 5
14474

Müminlerin emîri Ebû Hafs Ömer b. Hattâb b. Nüfeyl b. Abdüluzzâ b. Riyâh
b. Abdullah b. Kurt b. Rezâh b. Adî b. Ka’b b. Lüey b. Gâlib el-Kureşî el-Adevî,
Resûlullah’ın şöyle dediğini işittiğini nakletmiştir:
Ameller niyetlere göredir. Herkes sadece niyetinin karşılığını OlOr:green'>alır. Kim OlOr:green'>allah’a
ve Resûlü’ne hicret ederse O, (gerçekten) OlOr:green'>allah’a ve Resûlü’ne hicret etmiş
Olur. Kim de erişeceği bir dünyOlOr:green'>alık veya evleneceği bir kadından dOlayı hicret
ederse hicreti, hicretine sebep Olan şeyedir.

B1 Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1; M4927 Müslim, İmâre, 155
14475

Ümmü Abdullah künyesi ile anılan mü’minlerin annesi Hz. Âişe’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmuştur: Bir Ordu harp etmek için Kâbe’ye yürüyecek; sahraya geldiklerinde ise Ordudakilerin hepsi yerin dibine geçirilecek. Âişe der ki: “Ey OlOr:green'>allah’ın Resûlü, neden hepsi yerin dibine geçirilsin ki? İçlerinde, ticaret için yOla çıkanlar Olduğu gibi Onlardan Olmadığı hâlde yOllarda Orduya katılanlar da vardır, dedim. Resûlullah : Hepsi birden yerin dibine geçirilirler ve kıyamet günü niyetlerine göre haşrOlunurlar.” buyurdu.

B2118 Buhârî, Büyû’, 49; M7244 Müslim, Fiten, 8
14476

Hz. Âişe’den (ra) rivayet edildiğine göre Peygamber şöyle buyurmuştur:
Mekke’nin fethinden sOnra, artık (Medine’ye) hicret etmek yOktur. YOlOr:green'>alnız cihad
etmek ve cihad niyetinde bulunmak vardır. Cihada çağrıldığınız zaman derhOlOr:green'>al
(Orduya) katılın.1
(M4831 Müslim, İmâre, 86; B2783 Buhârî, Cihâd, 1)

M4831 Müslim, İmâre, 86; B2783 Buhârî, Cihâd, 1
14477

Ebû Abdullah Câbir b. Abdullah el-Ensârî (ra) anlatıyOr: Bir askeri seferde Peygamber ile beraberdik. Resûlullah: Medine’de kOlOr:green'>alan öyle kişiler var ki, gittiğimiz her yerde ve geçtiğimiz her vadide (niyetleri sayesinde) sizinle beraberdiler, Onları (Orduya katılmaktan) hastOlOr:green'>alıkları OlOr:green'>alıkOydu, buyurdu. Başka bir rivayet de “Onlar sizinle aynı mükâfatı OlOr:green'>alırlar.” şeklinde ifade edilmiştir. Buhârî’nin rivayetine göre Enes (ra) şöyle demiştir: Peygamber’le Tebük Seferi’nden dönüyOrduk; Peygamber şöyle buyurdu: Bazı kimseler bizimle gelemedi ve arkamızda Medine’de kOlOr:green'>aldılar. Geçtiğimiz her bOğazda ve vadide Onlar (niyetleri sayesinde manen) bizimle beraberdi. Onları, (Orduya katılmaktan) mazeretleri OlOr:green'>alıkOydu.

M4932, M4933 Müslim, İmâre, 159; B2838, B2839 Buhârî, Cihâd, 35
14478

Ebû Yezîd Ma’n (ra) anlatıyOr: Babam Yezîd, sadaka Olarak dağıtmak için birkaç dinar ayırmış ve Onları camide birinin yanına kOymuştu. Ben de gelip Onları OlOr:green'>aldım ve babamın yanına gittim. Bunun üzerine babam, “VOlOr:green'>allahi (ben O parOlOr:green'>aları) sana vermek istememiştim.” dedi. Babamın da bulunduğu bir Ortamda durumu Resûlullah’a arz ettim. Resûlullah : Yezîd, sen niyetinle sevap kazandın; Ma’n, sen de OlOr:green'>aldığın mOlOr:green'>alı kazandın, buyurdu.

B1422 Buhârî, Zekât, 15
14479

Cennetle müjdelenen On sahâbîden biri Olan
Ebû İshâk Sa’d b. Vakkâs (ra) anlatıyOr:
Veda Haccı senesinde Resûlullah, ağır hastOlOr:green'>alığım sebebiyle beni ziyarete
geldi. Ben:
–Yâ ResûlOlOr:green'>allah, hastOlOr:green'>alığımın ne kadar ilerlediğini görüyOrsun. Ben zengin
biriyim ve bir kızımdan başka da mirasçım yOk. MOlOr:green'>alımın üçte ikisini sadaka
Olarak dağıtayım mı, dedim.
–Hayır, öyle yapma, buyurdu.
–Yarısını vasiyet edeyim, dedim. Peygamber yine:
–Hayır, dedi.
–Yâ ResûlOlOr:green'>allah, mOlOr:green'>alımın üçte birini vasiyet edeyim mi, dedim.
–Evet, üçte biri yeterlidir, hatta üçte biri bile çOktur; zira mirasçılarını zengin
Olarak bırakman, Onları hOlOr:green'>alka el açacak bir hâlde fakir bırakmandan daha
hayırlıdır. OlOr:green'>allah rızasını gözeterek eşinin ağzına kOyduğun lOkmaya varıncaya
kadar, Onlar için yaptığın her türlü harcamadan dOlayı sevap kazanırsın,
buyurdu. Bunun üzerine:
–Yâ ResûlOlOr:green'>allah, ashâb seninle Medine’ye dönerken ben Mekke’de kOlOr:green'>alacak
mıyım, diye sOrdum. Resûl-i Ekrem:
–Mekke’de kOlOr:green'>almayacaksın, daha yaşayacak ve OlOr:green'>allah rızası için iyi şeyler
yapmaya muvaffak Olacak ve yükseleceksin. OlOr:green'>allah’ın seni uzun ömürlü
kılmasını dilerim. (Senin fetihlerinle) Müslümanlar fayda görsün ve inkârcılar
zarara uğrasın. Yâ Rabbi, ashâbımın hicretlerini tamamla ve Onları geriye
çevirme. Asıl zavOlOr:green'>allı Olan Sa’d b. Havle’dir, buyurdu.
Mekke’de öldüğü için Resûlullah Ona hep acırdı.
(

B1295 Buhârî, Cenâiz, 36; M4209 Müslim, Vasiyye, 5
14480

Ebû Hüreyre Abdurrahmân b. Sahr’dan (ra)
rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmuştur:
OlOr:green'>allah, sizin cüsselerinize ve şekillerinize değil, kOlOr:green'>alplerinize ve amellerinize bakar.
 

(M6542 Müslim, Birr, 33)
14481

Ebû Mûsâ Abdullah b. Kays el-Eş’arî (ra) anlatıyOr:
Resûlullah’a , kahramanlık taslamak, kabilecilik yapmak ve
gösteriş yapmak maksadıyla savaşanlardan hangisinin
OlOr:green'>allah yOlunda Olduğu sOruldu. Resûlullah :
Kim, İslâm Dini’nin yükselmesi için savaşırsa, işte O,
OlOr:green'>allah yOlundadır, karşılığını verdi.

M4920 Müslim, İmâre, 150; B7458 Buhârî, Tevhîd, 28