Arama Sonuçları en en

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/266-en-en/4990

NoHadis MetniKaynak
14387

Bize Şu'be, Ebû İshâk'tan; o da Sıla ibn Zufer el-Absî'den'>en; o da Huzeyfe ibnu'l-Yemân(R)'dan tahdîs etti ki, Peygamber (S) Necrân hey'eti, ken'>endisinden'>en emîn bir kimse gönderilmesini iste­diklerinde, onlara:

— "Size elbette hakkıyle emîn olan bir kimse göndereceğim" bu­yurmuş.

Bunun üzerine Peygamber'in sahâbîleri bu emînliğe rağbet ede­rek herbiri ken'>endisinin gönderilmesini dikkatle bekledikleri sırada Pey­gamber, Ebû Ubeyde'yi göndermiştir.

Huzeyfe ibnu'l-Yemân
14388

Bize Hammâd ibn Zeyd, Yahya ibn Saîd'den'>en; o da Ubeyd ibn Huneyn'den'>en; o da İbn Abbâs'tan tahdîs etti ki, Umer ibnu'l-Hattâb (R) şöyle demiştir: en'>ensâr'dan (Evs ibn Havlî isminde) bir adam vardı. O, Rasûlullah'tan ayrı ve uzakta bulunduğu zaman ben'>en Rasûlullah'ın meclisinde hazır bulunur ve o gün Rasûlullah'tan olacak söz, fiil ve hâlleri ona getirirdim. Ben'>en Rasûlullah'm meclisinden'>en uzakta kaldığım zaman ise, o zât, Rasûlullah'ın meclisinde hazır bulunur ve o gün Rasûlullah'tan meydana gelen'>en söz, fiil ve hâlleri bana getirirdi

Umer ibnu'l-Hattâb
14389

Bize Şu'be, Zubeyd'den'>en; o da Sa'd ibn Ubeyde'den'>en; o da Ebû Abdirrahmân'dan; o da Alî(R)'den'>en şöyle tahdîs etti. Peygam­ber (S) bir asker birliği hazırlayıp başlarına bir adamı kumandan ta'yîn etti. Yolda odun toplatıp ateş yaktırdı da askerlere:

—  Bu ateşin içine girin! dedi.

Onlardan bir kısmı ateşe girmek istediklerinde, diğerleri:

—  Biz ateşten'>en kaçıp Rasûlullah'a sığınmış kimseleriz! dediler. Seferden'>en dönüşte bu hâdiseyi Peygamber'e zikrettiklerinde, Pey­gamber ateşe girmek isteyen'>enler için:

—  "Eğer ateşe girmiş olsalardı, kıyamet gününe kadar ateşten'>en bir daha ayrılmazlardı" buyurdu.

Diğerlerine hitaben'>en de:

—  "Ma'siyet hakkında kula itaat yoktur. îtâat ancak ma'rufta­dır (ma'kûl ve meşru' olan emirler hakkındadır)" buyurdu

Hz. Alî
14390

Ebû Hureyre (R) şöyle de­miştir: Bizler Rasûlullah'ın huzurunda bulunduğumuz sırada birden'>en bedevilerden'>en bir adam ayağa kalktı ve:

— Yâ Rasûlallah! Ben'>enim için Allah'ın Kitabı ile hükmet! dedi. Akabinde onun muhâsımı olan kimse de ayağa kalktı ve:

— Yâ Rasûlallah, hasmım doğru söyledi. Sen'>en onun için Allah'ın Kitabı ile hükmet ve söz söylemek üzere bana izin ver! dedi.

Peygamber (S) de ona:

—  "Sözünü söyle!" buyurdu. O da şöyle dedi:

— Ben'>enim oğlum, bu a'râbî'nin yanında asîf, yânî ücretle çalı­şan bir kimse idi. Oğlum bunun karısıyle zina etmiş. İnsanlar bana oğlum üzerine taşlanmak cezası olduğunu haber verdiler. Ben'>en bu ada­ma oğlum adına yüz koyun ve bir de cariyeyi fidye vererek, oğlumu bu cezadan kurtardım. Bundan sonra ben'>en bu mes'eleyi ilim ehlinden'>en sordum. Onlar da bana, onun karısı üzerine taşlama cezası düştüğü­nü, ben'>enim oğluma da ancak yüz deynek vurulma ile bir yıl gurbete sürgün edilmek cezası olduğunu haber verdiler! dedi.

Rasûlullah da:

— "Nefsim elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, ben'>en sizin aranızda elbette Allah 'in Kitabı ile hükmedeceğim: Câriye ile koyunları ken'>endi sahibine geri veriniz. Sen'>enin oğluna gelince; onun üzerinde yüz deynek cezası ve bir yıl gurbete sürgün edilme cezası vardır" buyurdu.

Bundan sonra Eşlem kabilesinden'>en bir adam olan Uneys'e de.

— "Sana gelince yâ Uneys! Sen'>en de bu adamın karısına git! Tahki­kini yap, eğer kadın suçunu itirâf ederse, onu recm et!" buyurdu.

Râvî: Uneys o kadına gitti, kadın da suçunu i'tirâf etmesi üzeri­ne, Uneys ona taşlama cezası uyguladı, demiştir.

14391

Bize Alî ibnu Abdillah el-Medînî tahdîs etti. Bize Sufyân ibnu Uyeyne tahdîs etti. Bize Muhammed ibnu'l-Munkedir tahdîs edip şöyle dedi: Ben'>en Câbir ibn AbdilIah(R)'tan işittim, şöyle dedi: Pey­gamber (S) Hen'>endek günü insanlardan (düşmanın haberini bana kim getirir diye) çağırıp istedi. Peygamber'in bu da'vet ve isteğine ez-Zubeyr icabet etti. Sonra Peygamber insanlardan bunu tekrar istedi. Bu isteğe de ez-Zubeyr ibnu'I-Avvâm icabet etti. Sonra yine insan­lardan bunu yapacak kimse istedi. Bu sefer de yine ez-Zubeyr icabet etti. Bunun üzerine Peygamber:

— "Her peygamberin bir havarisi vardır, ben'>enim havarim, natıs yardımcım ise ez-Zubeyr'dir" buyurdu

Sufyân ibn Uyeyne: Ben'>en bu hadîsi İbnu'l-Munkedir'den'>en belle­dim, dedi.

Eyyûb es-Sahtıyânî de İbnu'l-Munkedir'e künyesiyle hitâb ederek:

— Yâ Ebâ Bekr! Sen'>en insanlara Câbir'den'>en hadîs söyle. Çünkü topluluk sen'>enin Câbir'den'>en hadîs söylemen'>enden'>en hoşlanıyorlar, dedi.

Bunun üzerine Îbnu'l-Munkedir de mecliste bulunanlara:

— Ben'>en Câbir'den'>en işittim, ben'>en Câbir'den'>en işittim, diyerek dört hadîsnarasını arka arkaya uladı.

Alî ibnu'l-Medînî dedi ki: Ben'>en Sufyân ibn Uyeyne'ye:

— Sufyân es-Sevrî "Hen'>endek günü" yerine "Kurayza günü" şek­linde söylüyor, dedim.

İbnu Uyeyne:

— Ben'>en Îbnu'l-Munkedir'den'>en bunu sen'>enin "Hen'>endek günü" otu­ruşun gibi kesin olarak bu lafızla belledim, dedi.

Sufyân ibn Uyeyne:

— O, bir gündür, yânî "Hen'>endek günü" ile "Kurayza günü" bir günden'>en ibarettir, dedi ve bunu söylerken'>en Sufyân ibnu Uyeyne gülüm­sedi

Câbir ibn AbdilIah
14392

Bize Şu'be, Hâlid ibn Mıhrân el-Hazzâ'dan; o da Ebû Kılâbe'den'>en; o da en'>enes(R)'ten'>en tahdîs etti ki, Peygamber (S):

— "Her peygamberin, ümmetinin güven'>endiği emîn bir kimsesi var­dır. Ve şu bizim ümmetimizin emînide Ebü Ubeyde'dir" buyurmuş­tur

Hz. Enes
14393

Bize Hammâd ibn Zeyd, Eyyûb es-Sahtiyânî'den'>en; o da Ebû Usmân'dan; o da Ebû Mûsâ eI-Eş'arî(R)'den'>en şöyle tahdîs etti: Peygamber (S) bir bustâna girdi de bana, kapıyı bekleyip korumamı emretti. Biraz sonra bir adam geldi de Peygamberin yanına girmek için izin istedi. Ben'>en bu isteği Peygamber'e zikrettim. Peygamber:

—  "Ona girmeğe izin ver ve onu cen'>ennetle müjdele!" buyurdu. Bu gelen'>en Ebû Bekr idi. Sonra Umer geldi. Peygamber:

—  "Ona da izin ver ve onu da cen'>ennetle müjdele!" buyurdu. Sonra Usmân geldi. Peygamber:

—  "Ona da izin ver ve onu da cen'>ennetle müjdele!" buyurdu

Ebû Mûsâ eI-Eş'arî
14394

Bize Süleyman ibn Bilâl, Yahya ibn Saîd'den'>en; o da Ubeyd ibn Huneyn'den'>en tahdîs etti. O İbn Abbâs'tan işitti ki, Umer (R) şöyle demiştir: Ben'>en (kadınlarından ayrı bir yere çekildiği zaman) geldim de Rasûlullah'ı yüksekçe bir oda içinde buldum. Rasûlullah'ın bulunduğu odanın merdiven'>eni başında Rebâh isminde siyah bir hiz­metçisi vardı. Ona:

— Rasûlullah'a söyle, bu gelen'>en Umeru'bnu'l-Hattâb'dır! dedim. Akabinde Rasûlullah bana içeri girmeme izin verdi...

İbn Abbâs
14395

İbn Şihâb şöyle demiştir: Bana Ubeydullah ibnu Abdillah ibn Utbe haber verdi, ona da İbn Abbâs (R) şöyle haber ver­miştir: Rasûlullah (S) bir mektubunu Kisrâ'ya gönderdi. Ve mektubu götüren'>en Abdullah ibn Huzâfe'ye, mektubu Bahreyn'in büyük emîrine vermesini emredip, Bahreyn'in büyük emîri de mektûbu Kisrâ'ya gönderir buyurdu.

Bahreyn emîri vâsıtasıyle Peygamber'in da'vet mektubu Kisrâ'­ya verildiğinde, Kisrâ, mektubu okuyup yırtmıştır.

İbn Şihâb dedi ki: Ben'>en Saîd ibnu'l-Müseyyeb'in: "Bu haber ken'>en­disine erişince, Rasûlullah (S), Kisrâ'nın mülkünün tamâmiyle par­çalanmasına duâ etti" dediğini sanıyorum, demiştir

İbn Abbâs
14396

Bize Seleme ibnu'l-Ekva' (R) şöyle tahdîs etti: Rasûlullah (S) Eşlem kabilesinden'>en (ismi Hind ibn Esma ibn Harise olan) bir adama, kavminin içinde yâhud insanların içinde âşûrâ günü gündüzleyin:

— "Her kim (gündüzün evvelinde) yemek yediyse, gününün ka­lanını yemiyerek tamamlasın. Birşey yememiş olan kimse de orucu­nu tutsun!" diye i'lân ettirdi

Seleme ibnu'l-Ekva