Arama Sonuçları en en

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/266-en-en/5060

NoHadis MetniKaynak
14461

ez-Zuhrî şöyle dedi: Bana Abdullah ibnu Muhayrîz haber verdi. Ona da Ebû Saîd el-Hudrî haber vermiştir: Ebû Saîd, Peygamber'in yanında otururken'>en:

— Yâ Rasûlallah! Biz bir takım kadın esirlere nail oluyoruz (ve onlara cinsî yaklaşma yapıyoruz). Fakat biz bu esîr kadınları satıp paralara sâhib olmayı istiyoruz. Bunun için azletmek hususunda nasıl düşünüyorsun? dedi.

Rasûlullah (S):

— ''Sizler hakîkaten'>en bunu yapıyor musunuz? Azli yapmamanız üzerinize vâcib değildir. Çünkü şu muhakkak ki, Allah'ın dünyâya çıkmasını yazmış olduğu herbir hayât sahibi insan, mutlak meydana çıkacaktır" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 172
14462

Câbir ibn Abdullah (R), Peygamber (S) hürriyete ka­vuşturulması efen'>endisinin ölümüne bağlanmış olan müdebber köleyi sattı, demiştir.

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 173
14463

Zeyd ibn Hâlid ve Ebû Hureyre (R) ikisi haber verdi­ler ki, ken'>endileri Rasûlullah'tan işitmişlerdir: Rasûlullah'a, muhsan kılınmış hâldeyken'>en zina yapmayı âdet eden'>en bir cariyen'>enin hükmünden'>en sorulmuştu. Rasûlullah (S): "O cariyeye değnek cezası uygulayın. Son­ra yine zina ederse yine değnekleme cezası uygulayın. Sonra üçüncü yâhud dördüncü keresinde onu satınız" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 175
14464

Ebû Hureyre (R) şöyle dedi: Ben'>en Peygamber (S)'den'>en işittim, şöyle buyuruyordu: "Sizden'>en biriniz dişi kölesi zina ettiği, aka­binde de zinası (beyyine, gebelik veya ikrar ile) meydana çıktığında, efen'>endisi onu (hürren'>enin cezasının yarısı olan) hadd cezası olmak üze­re, değnekle kamçılasın. Ve onu değneklemeden'>en sonra zinayı başına kakmasın. Sonra üçüncü defa zina eder ve zinası delille meydana çı­karsa, artık efen'>endisi onu kıldan bir ip karşılığında bile olsa satsın"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 176
14465

en'>enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) Hayber'e geldi. Nihayet Allah O'na (Kamus den'>enilen'>en) kal'ayi açtığı zaman ken'>endisine Huyey ibn Ahtâb'ın kızı Safiyye'nin güzelliği zikr olundu. Safiyye yen'>eni evlen'>enmiş bir gelin iken'>en, Safiyye'nin kocası öldürülmüş idi. Rasûlullah ganimetten'>en payı olarak Safiyye'yi ken'>endisi için seçip aldı ve Safiyye ile yola çıktı. Nihayet bizler Medine yakınında Seddu'r-Ravhâ den'>enilen'>en yere ulaştık. Safiyye işte orada hayzından temizlen'>enip halâl oldu ve Peygamber, Safiyye ile evlen'>endi. Sonra Peygamber ta­baklanmış ve yere yayılan küçük bir deri üzerinde hurma, yağ ve keş karışığı "hays" den'>enilen'>en bir yemek yapıp hazırlattı. Sonra Rasülullah (nikâhı şöhretlen'>endirmek için) ben'>en en'>enes'e: "Etrafındaki insanlara bil­dirip i'lân et" buyurdu. İşte bu hurma, yağ ve yoğurt kurusu karışı­ğı, Rasûlullah'ın Safiyye üzerine yaptığı düğün aşı oldu. Sonra Medine'ye doğru yola çıktık.

en'>enes dedi ki: Ben'>en Rasûlullah'ı gördüm ki, bir abayı binek deve­sinin hörgücü üzerine, ken'>endi arka tarafına Safiyye için doluyor, son­ra devesinin yanına oturuyor, akabinde dizini koyuyor, bu sırada Safiyye de ken'>endi ayağını Peygamber'in dizi üzerine koyarak deveye biniyordu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 177
14466

Bize Leys ibn Sa'd, Yezîd ibn Ebî Habîb'den'>en; o da Atâ ibn Ebî Rebâh'tan; o da Câbir ibn Abdullah(R)'tan tahdîs etti. Câbir, Rasülullah (S), Mekke Fethi sen'>enesinde Mekke'de iken'>en, şöyle buyururken'>en işitmiştir:

—  "Şübhesiz Allah ve Rasûlü şarâbın, meyten'>enin, domuzun, sa­nemlerin satışını haram kıldı" buyurdu.

Rasûlullah'a:

— Yâ Rasûlallah! Murdar ölen'>en hayvanın iç yağları hakkında ne dersiniz? Murdar ölen'>en hayvanların iç yağları ile gemiler cilalanır, de­riler yağlanır, onunla insanlar (mum yapıp) ışıklanır? diye soruldu.

Rasülullah:

—  "Hayır, murdar yağı satmayınız. Bu satış haramdır"buyurdu. Bundan sonra Rasülullah "Bu satış haramdır" sözünü söyledi­ği zaman:

—  "Allah Yahudiler'e la'net etsin! Allah murdar ölen'>en hayva­nın iç yağlarını haram kıldığı zaman onlar bu yağı eritip güzelleştirdiler, sonra onu sattılar da parasını yediler" buyurdu.

Ebû Âsim şöyle dedi: Bize Abdulhamîd tahdîs edip şöyle dedi: Bize Yezîd ibn Ebî Habîb tahdîs edip şöyle dedi: Bana Atâ ibn Ebî Rebâh, Câbir'in bu hadîsini yazıp Mekke'den'>en gönderdiği mektubunda: Ben'>en Câbir'den'>en işittim; o da Peygamber'den'>en, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 178
14467

Ebû Mes'ûd, Ukbe ibnu Amr(R)'den'>en (şöyle demiş­tir): Rasûlullah (S) köpek bahâsından, zina kazancından, kâhinlik üc­retinden'>en nehyetti 

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 179
14468

Ebû Cuhayfe'nin oğlu Avn haber verip şöyle demiş­tir: Ben'>en babam Ebû Cuhayfe'nin kan alma tedavisi yapan bir köle satın aldığını gördüm. (Ebû Cuhayfe emretti de bunun âletleri kırıl­dı.) Ben'>en babama bu kan alma âletlerinin kırılma sebebini sordum. Babam: Rasûlullah (S) kan alma bedelinden'>en, köpek bedelinden'>en, ka­dın kölen'>enin (haram olan) kazancından nehyetti. Ve yine Rasûlullah döğme yaptırana, ribâ yiyiciye, ribâ kazancı yedincisine la'net etti; suret yapan musavvir kişiye de la'net etti, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 180
14469

Adiyy ibn Hatim (R) şöyle demiştir: Ben'>en Peygamber(S)'e mi'râd avını sordum. Peygamber:

—  "Okun sivri tarafı isabet eden'>en avı ye! Okun en'>enli tarafı isabet eden'>en avı yeme! Çünkü okun en'>enli tarafıyle vurulan av vekîze'dir (so­pa ile vurulmuştur; haramdır)" buyurdu.

Ben'>en Peygamber'e köpekle yapılan avın hükmünü de sordum. Pey­gamber şöyle buyurdu:

—  "Köpeğin sen'>enin için tuttuğu (ve muhafaza ettiği) avı ye! Çünkü köpeğin avı yakalayıp tutması şer'î kesimdir. Eğer köpeğin avı yaka­layıp öldürmüş ise ve ken'>endi köpeğinin veya köpeklerinin yanında başka bir köpek de bulursan ve bu sebeble yabancı köpeğin ken'>endi köpeğin ile birlikte avı yakalayıp öldürmüş olmasından en'>endişelen'>enirsen'>en, bu hâlde o avı yeme! Çünkü sen'>enin ava salıverirken'>en çektiğin Besmele ken'>endi kö­peğine âiddir, başka köpek için değildir"

Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 1
14470

eş-Şa'bî şöyle demiştir: Ben'>en Adiyy ibn Hâtim'den'>en sor­dum. O da: Ben'>en Rasûlullah(S)'tan mi'râdla avlanmanın hükmünü sor­dum:

—  "Mi'râdın keskin tarafını isabet ettirdiğin zaman onu ye! Mi'râdın en'>enli tarafını isabet ettirdiğinde bununla avı öldürdüysen'>en, işte bu vekîzdir, artık onu yeme!" buyurdu.

(Adiyy dedi ki:)

—  Ben'>en köpeğimi av üzerine salarım, dedim. Rasûlullah:

—  "Av köpeğini Besmele çekerek salıverdiğin zaman o avın eti­ni ye!" buyurdu.

Ben'>en:

— Bu av köpeği avı tuttuktan sonra yerse? diye sordum. Rasûlullah:

—  "Bu hâlde yeme! Çünkü köpek avı sen'>enin için tutmamıştır, ancak ken'>endi nefsi için tutmuştur" buyurdu.

Ben'>en:

— Ben'>en köpeğimi av yüzerine gönderiyorum da onun yanında başka bir köpek buluyorum? dedim.

Rasûlullah:

—  "O zaman o avdan yeme. Çünkü sen'>en ancak ken'>endi köpeğin üzerine Besmele çektin, diğer köpek üzerine Besmele çekmedin!" bu­yurdu

Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 2