Arama Sonuçları da O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/28897-da-O/4310

NoHadis MetniKaynak
14370

Ömer İbni Hattâb radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir kimse, geceleri Okuduğu zikir ve duasını OkumaOlOr:green'>dan veya tamamlayamaOlOr:green'>dan uyur OlOr:green'>da, sOnra Onu sabah namazı ile öğle namazı arasınOlOr:green'>da Okursa, gece Okumuş gibi sevap kazanır.”

Müslim, Müsâfirîn 142. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 19; Tirmizî, Cum’a 56; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 65; İbni Mâce, İkâme 177
14378

Bize Eyyûb es-Sahtıyânî, Ebû Kilâbe'den tahdîs etti. Bi­ze Mâlik ibn Huveyris tahdîs edip şöyle dedi. Biz yaşıt gençler tOplu­luğu Olarak Peygamber(S)'e geldik ve O'nun yanınOlOr:green'>da yirmi gece kaldık. Rasûlullah sOn derece hassas ve ince yürekli idi. KOnukluğu­muzun uzamasınOlOr:green'>dan ailelerimizi özlediğimizi anlayınca yâhud ailele­rimize iştiyak duyduğumuzu anlayınca, geride kimleri bıraktığımızı sOrdu. Biz de haber verdik.

Rasûlullah:

—  "Ailelerinizin yanına dönünüz, Onların içinde ikaamet edi­niz, Onlara dînî bilgileri Öğretiniz, Onlara dînî vecîbelerini eOlOr:green'>da ve ha­ramlarOlOr:green'>dan çekinmelerini emrediniz" buyurdu.

Mâlik ibn Huveyris'in râvîsi Ebû Kılâbe şöyle dedi: Mâlik ibn Huveyris bana Peygamber'in OlOr:green'>daha birçOk vasiyetini zikredip bildir­di. Ben Onların bir kısmını ezberimde tutuyOr, bir kısmını OlOr:green'>da tutamı­yOrum. Mâlik'ibn Huveyris, Rasûlullah'ın şunları OlOr:green'>da buyurduğunu bildirdi:

—  "Benim nasıl namaz kılar Olduğumu gördünüzse, öylece na­maz kılınız. Namaz vakti gelince biriniz size ezan Okusun, en büyü­ğünüz, en faziletliniz de size imamlık etsin!"

Mâlik ibn Huveyris
14380

Abdullah ibn Mes'ûd (Ra) şöyle demiştir: Rasûlullah (Sav):

"Sizden herhangi birinizi müezzin Bilâl'ın ezan sesi sahur yemeğini yemekten men' etmesin! Çünkü Bilâl, şafaktan önce ezan Okur -yâhud: Gece vakti niOlOr:green'>da eder-. Bunu teheccüd namazı kılanları sahur yemeği­ne döndürmek, ve uykuOlOr:green'>da Olanlarınızı OlOr:green'>da sahur yemeğine uyandır­mak için Okur. Fecr şöyle demek değildir" buyurdu OlOr:green'>da iki şehâdet parmağını kaldırarak ufukta görülen ve dikey ziyaOlOr:green'>dan ibaret Olan fecri kâzibe işaret etti.

SOnra Rasûlullah iki şehâdet parmağını yanyana getirerek:

— "Fecr, böyle Olmaktır" buyurmuştur.

Yahya ibn Saîd el-Kattân iki avucunu birleştirip şöyle diye açık­layıp göstermiştir.

Ve yine Yahya el-Kattân, iki şehâdet parmaklarını uzatmış, ufuk­ta sağ ve sOl taraftan uzatılıp yayılmış Olan dikdörtgen şeklindeki fecri sâdık dediğimiz mustatil ziyâya işaret etmiştir

14381

Bize Abdullah ibn Dînâr tahdîs etti. Ben Abdullah ibn Umer(R)'den işittim, Peygamber (S): "Bilâl gece vakti niOlOr:green'>da eder. Siz, îbnu Ümmi Mektûm' ezan Okuyuncaya kaOlOr:green'>dar yiyiniz." buyur­muştur

14382

Abdullah ibn Mes'ûd (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) bizlere öğle namazını beş rek'at Olarak kıldırdı.

— (Yâ Rasûlallah!) NamazOlOr:green'>da artırılma mı yapıldı? diye sOruldu.

—  "Namaz hakkınOlOr:green'>daki bu sOrunuz neden?" buyurdu. Sahâbîler:

—  Beş rek'at Olarak kıldırdın! dediler.

Bunun üzerine Rasûlullah selâm vermesinin ardınOlOr:green'>dan iki yanıl­ma secdesi yapmıştır

Abdullah ibn Mes'ûd
14383

Bana İmâm Mâlik, Eyyûb es-Sahtıyânî'den; O OlOr:green'>da Muhammed ibn Sîrîn'den; O OlOr:green'>da Ebû Hureyre(R)'den şöyle tahdîs etti: Rasûlullah (S) öğle veya ikindi namazlarınOlOr:green'>dan birini kıldırırken iki rek'atten sOnra (selâm verip) namazOlOr:green'>dan çıktı. Bunun üzerine Zu'l-Yedeyn denilen zât kendisine:

— Yâ Rasûlallah! Namaz kısaldı mı? Yâhud unuttun mu? diye sOrdu.

Rasûlullah OraOlOr:green'>daki cemâate:

—  "Zu'l-Yedeyn dOğru mu söyledi?" dedi. İnsanlar:

—  Evet dOğru söyledi! diye cevâb verdiler.

Bunun üzerine Rasûlullah diğer iki rek'at OlOr:green'>daha namaz kıldırdı, sOnra selâm verdi, OnOlOr:green'>dan sOnra tekbîr alıp namaz secdesi gibi yâhud OlOr:green'>daha uzun bir secde yaptı, sOnra başını secdeden kaldırdıktan sOnra yine tekbîr alıp yine namaz secdesi gibi bir secde OlOr:green'>daha yaptı, sOnra başını secdeden yukarı kaldırdı (sOnra selâm verdi)

Ebû Hureyre
14384

Abdullah ibn Umer (R) şöyle demiştir: İnsanlar Kubâ'OlOr:green'>da sabah namazı kılmaktalarken, Onlara bir kimse geldi de:

— Rasûlullah'ın üzerine bu gece Kur'ân indirildi de namazOlOr:green'>da Ka'be'ye yönelmesi emrOlundu. Şimdi sizler de namazınızın içinde Ka'be tarafına yöneliniz! dedi.

Cemâatin yüzleri Şâm tarafına dOğru yönelmiş idi. Oldukları va­ziyette derhâl yüzlerini Ka'be tarafına döndürdüler

Abdullah ibn Umer
14385

el-Berâ ibn Âzib (R) şöyle demiştir: Rasûlullah (S) Me­dine'ye hicret edip geldiğinde Onaltı yâhud Onyedi ay Kudüs'teki Bey-tu'l-Makdis tarafına dOğru namaz kıldırdı. Fakat her zaman kıblesinin Ka'be'ye karşı döndürülmesini arzu eder dururdu (ve bu arzusunu gökyüzüne bakarak Yüce Allah'a karşı izhâr eylerdi). Bunun üzeri­ne Yüce Allah: "Biz, yüzünü çOk kere göğe dOğru evirip çevirdiğini muhakkak görüyOruz. Şimdi seni her hâlde hOşnûd Olacağın bir kıb­leye döndürüyOruz. (NamazOlOr:green'>da) yüzünü artık Mescidi Haram tarafı­na çevir. Siz de nerede bulunursanız yüzlerinizi O yana döndürünüz..." (ei-Bakara: 144) âyetini indirdi. Bu suretle kıble, Ka'be tarafına yöneltildi.

O gün sâhâbîlerden bir zât ikindi namazım Peygamber'le bera­ber Ka'be'ye dOğru kılmıştı. Bu zât sOnra (ertesi gün sabah vakti) Medîne'den çıktı ve Küba'OlOr:green'>da sabah namazı kılmakta Olan bir Ensâr cemâatine uğradı. Bunların Kudüs'e dOğru namaz kıldıklarım görünce, namâzOlOr:green'>dakilere: Peygamber'le beraber namaz kıldığını ve Peygamber'in Kabe'ye yöneltildiğini ve kendilerinin ikindi namazınOlOr:green'>da rukû'OlOr:green'>da iken Ka'be'ye dOğru döndüklerini şehâdet suretiyle haber verdi. Kubâ halkı OlOr:green'>da Şam'a dOğru namaz kılarlarken Ka'be tarafına yönediler

el-Berâ ibn Âzib
14386

Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Ben üvey babam Ebû Talha el-Ensârî'ye, Ebû Ubeyde ibnu'l-Cerrâh'a, Ubeyy ibn Ka'b'a hurmaOlOr:green'>dan yapılan fadîh içkisi veriyOrdum. Bu sıraOlOr:green'>da birisi geldi de:

—  İçki haram kılınmıştır, dedi. Bunun üzerine Ebû Talha bana:

— Yâ Enes, şu şarâb küplerine, dOğru kalk OlOr:green'>da Onları kır! diye emretti.

Enes: Bu emir üzerine ben taştan Oyulup içine içki kOnulan "Mihrâs" kabımıza dOğru kalktım OlOr:green'>da Onun aşağısınOlOr:green'>dan vurdum, O OlOr:green'>da kırıldı, demiştir

Enes ibn Mâlik
14387

Bize Şu'be, Ebû İshâk'tan; O OlOr:green'>da Sıla ibn Zufer el-Absî'den; O OlOr:green'>da Huzeyfe ibnu'l-Yemân(R)'OlOr:green'>dan tahdîs etti ki, Peygamber (S) Necrân hey'eti, kendisinden emîn bir kimse gönderilmesini iste­diklerinde, Onlara:

— "Size elbette hakkıyle emîn Olan bir kimse göndereceğim" bu­yurmuş.

Bunun üzerine Peygamber'in sahâbîleri bu emînliğe rağbet ede­rek herbiri kendisinin gönderilmesini dikkatle bekledikleri sıraOlOr:green'>da Pey­gamber, Ebû Ubeyde'yi göndermiştir.

Huzeyfe ibnu'l-Yemân