Arama Sonuçları da O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/28897-da-O/4330

NoHadis MetniKaynak
14398

Bize Şu'be tahdîs etti ki, Tevbe ibnu Keysân el-Anberî şöyle demiştir: eş-Şa'bî bana:

— Sen Hasen Basrî'nin Peygamber(S)'den hadîs rivayet ettiğini gördün mü? Ben İbn Umer'in meclisinde Ona yakın Olarak iki sene yâhud ikibuçuk sene kaOlOr:green'>dar Oturdum OlOr:green'>da, ben İbn Umer'i şu hadîsten başka Peygamber'den hadîs tahdîs ederken işitmedim [27]: İbn Umer dedi ki: Peygamber'in sahâbîlerinden bâzı insanlar, içlerinde Sa'd ibn .Ebî Vakkas OlOr:green'>da var Olduğu hâlde, bir et yemeye giriştiler. Tam bu sıraOlOr:green'>da Peygamber'in kadınlarınOlOr:green'>dan bir kadın O et yemeye girişen tOp­luluğa:

—  O et bir keler etidir! diye niOlOr:green'>da etti.

Bunun üzerine sahâbîler O eti yemekten kendilerini tuttular. Bu­nun üzerine Rasûlullah:

—  "OnOlOr:green'>dan yiyin yâhud Onu taam edin. Çünkü O halâldır -yâhud: "OnOlOr:green'>da sakınca yOktur"; râvî bu iki ta'bîrde şekk etmiştir- Lâkin ke­ler benim alışık Olduğum yiyeceklerimden değildir" buyurdu

 
eş-Şa'bî
14400

Bize Yahya ibn Saîd, Hişâm'OlOr:green'>dan; O OlOr:green'>da babası Urve'den tahdîs etti ki, Âişe (R): Peygamber (S)'e bir çOcuk getirildi. Peygam­ber O çOcuğa çiğnem yapıp OlOr:green'>damağına Ovalarken, çOcuk Peygamber'in üzerine işedi. Peygamber sidiğin üzerine su döktü, demiştir

Âişe r.a.
14401

Esma (R) Mekke'de iken Oğlu Abdullah ibnu'z-Zubeyr'e hâmile Olmuştu.

Esma şöyle dedi: Ben gebelik müddetini tamamlamış Olduğum hâlde (Mekke'den yOla) çıktım. Muhacir Olarak Medine'ye geldim ve Küba'ya indim. Ve Abdullah'ı Küba'OlOr:green'>da dOğurdum. SOnra çOcuğu­mu Rasûlullah(S)'a götürdüm de kucağına kOydum. SOnra Rasülullah bir hurma İstedi, Onu çiğneyip ezdikten sOnra çOcuğun ağzının içine tükürdü. Bu suretle Oğlumun mi'desine ilk giren şey, Rasülullah'ın tükrüğü Oldu. SOnra Rasûlullah hurma çiğnemi ile çOcuğun OlOr:green'>da­mağını Oğdu. BunOlOr:green'>dan sOnra çOcuğa duâ etti, bereket ve hayır diledi. Ve Abdullah ibnu'z-Zubeyr (Hicretten sOnra Medine'deki Muhacir) müslümân aileleri içinde ilk dOğan çOcuk Oldu. Müslümanlar OlOr:green'>da Ab­dullah'ın dOğumu ile çOk sevindiler. Çünkü müslümânlara:

— Yahudiler sizlere büyü yaptılar, artık sizden çOcuk dOğmaz, denilmişti

Esma
14402

Bize Abdullah ibnu Avn, Enes ibn Sîrîn'den haber verdi ki, Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Ebû Talha'nın hasta yatmakta Olan bir Oğlu vardı. Ebû Talha dışarı çıktı, ardınOlOr:green'>dan çOcuk vefat et­ti. Ebû Talha dönüp geldiğinde:

—  Oğlum ne yaptı, nasıl Oldu? dedi. Ümmü Suleym:

—  ÇOcuk, OlduğunOlOr:green'>dan OlOr:green'>daha sakin hâldedir, dedi.

BunOlOr:green'>dan sOnra Ümmü Suleym, kOcası Ebû Talha'ya akşam ye­meğini takdîm etti, O OlOr:green'>da yemeği yedi. SOnra Ümmü Suleym ile cinsî münâsebet yaptı, Ebû Talha bu işi bitirip ayrılınca, Ümmü Suleym Ona:

—  ÇOcuğu defn et! dedi.

Ebû Talha sabaha ulaşınca Rasûlullah'a geldi ve yaptıkları işi O'na haber verdi. Rasûlullah (S):

—  "Siz bu gece cinsî münâsebet mi yaptınız?" buyurdu. Ebû Talha OlOr:green'>da:

—  Evet, dedi. Rasûlullah:

—  "Yâ Allah! Bunlara bu gecelerini mübarek kıl!" diye dua etti. Ümmü Suleym sOnra bir Oğlan dOğurdu.

Enes dedi ki: Ebû Talha:

— Bu çOcuğu muhafaza et de böylece Peygamber'in yanına gö­tür, dedi.

Enes de bu çOcuğu Peygamber'e götürdü. Ümmü Suleym benim yanımOlOr:green'>da birkaç tane hurma OlOr:green'>da göndermişti. Peygamber çOcuğu aldı OlOr:green'>da:

—  "Enes'in yanınOlOr:green'>da birşey var mı?" diye sOrdu. OraOlOr:green'>dakiler:

—  Evet, hurmalar vardır, dediler.

Peygamber O hurmaları aldı, Onları ağzınOlOr:green'>da çiğneyip ezdi, sOn­ra kendi ağzınOlOr:green'>dan aldı OlOr:green'>da Onu çOcuğun ağzının içine kattı ve OlOr:green'>damağı­nı Onunla Ovaladı. ÇOcuğa OlOr:green'>da Abdullah adım verdi.

Bize Muhammed ibnu'l Müsennâ tahdîs etti. Bize İbnu Ebî Adiyy, İbnu Avn'OlOr:green'>dan; O OlOr:green'>da Muhammed ibn Sîrîn'den; O OlOr:green'>da Enes'ten Olmak üzere tahdîs edip bu hadîsi şevketti

Buhari - KİTABU'L-AKIKA - 4
14403

Bize Ebu'n-Nu'mân tahdîs etti. Bize Hammâd ibn Zeyd, Eyyûb'OlOr:green'>dan; O OlOr:green'>da Muhammed ibn Sîrîn'den tahdîs etti ki, Selmân ibn Âmir (R): "Erkek çOcuğun dOğumu ile beraber akîka vardır" demiştir.

Ve Haccâc ibn Minhâl şöyle dedi: Bize Hammâd ibn Seleme tah­dîs etti. Bize Eyyûb, Katâde, Hişâm ibn Hassan el-Ezdî ve Habîb ibnu'ş-Şehîd; bunların dördü de Muhammed ibn Sîrîn'den; O OlOr:green'>da Sel­mân ibn Âmir(R)'den; O OlOr:green'>da Peygamber(S)'den Olmak üzere haber verdi.

(Sufyân ibn Uyeyne ve) birçOkları OlOr:green'>da Âsim ibn Selmân'OlOr:green'>dan ve Hişâm ibn Hassân'OlOr:green'>dan; Onlar OlOr:green'>da Hafsa bintu Sîrîn'den; O OlOr:green'>da er-Rebâb (ibn Âmir ed-OlOr:green'>dabbî)'OlOr:green'>dan; O OlOr:green'>da Selmân ibn Âmir ed-OlOr:green'>dabbî'den; O OlOr:green'>da Peygamber'den Olmak üzere söyledi.

Bu hadîsi Yezîd ibnu İbrâhîm, îbn Sîrîn'den; O OlOr:green'>da Selmân ibn Âmir'den Onun sözü Olarak, yânî mevkuf Olarak rivayet etti.

Ve Esbâğ ibnu'l-Ferec de şöyle dedi: Bana Abdullah ibnu Vehb, Cerîr ibn Hâzım'OlOr:green'>dan; O OlOr:green'>da Eyyûb es-Sahtıyânî'den; O OlOr:green'>da Muham­med ibn Sîrîn'den haber verdi. O OlOr:green'>da dedi ki: Bize Selmân ibnu Âmir ed-OlOr:green'>dabbî tahdîs edip şöyle dedi: Ben Rasûlullah(S)'tan işittim, şöyle buyuruyOrdu: "Erkek çOcuğun dOğumuyla beraber akîka vardır. Onun adına akîka kurbânı kanı dökünüz ve çOcuktan ezayı gideriniz!"

Buhari - KİTABU'L-AKIKA - 5
14404

Bize ez-Zuhrî, İbnu'l-Müseyyeb'den; O OlOr:green'>da Ebû Hureyre(R)'den haber verdi ki, Peygamber(S): "(İslâm'OlOr:green'>da) Fera'OlOr:green'>da, atîre de yOktur" buyurmuştur.

"Ferau", devenin ilk yavrusudur ki, Câhiliye Arabları bunu tâgûtları için kesiyOrlardı. "Atîre" de receb ayınOlOr:green'>da kesmekte Oldukla­rı hayvandır

Buhari - KİTABU'L-AKIKA - 7
14405

Bize Şuayb, ez-Zuhrî'den tahdîs etti. O şöyle demiştir:

Bana Saîd ibnu'l-Müseyyeb ve Ebû Seleme ibnu Abdirrahmân tah­dîs ettiler ki, Ebû Hureyre (R) şöyle demiştir: Sizler; Ebû Hureyre, Rasûlullah'tan hadîs rivayetini çOk yapıyOr diyOrsunuz ve yine sizler: Muhâcirler'in ve Ensâr'ın hâlleri nedir ki bunlar Rasûlullah'tan Ebû Hureyre'nin hadîs rivayet edişi gibi hadîs rivayet etmiyOrlar, diyOr­sunuz. Şu muhakkak ki Muhacir kardeşlerimiz çarşılarOlOr:green'>da alışveriş etmek meşgul ediyOrdu. Ben ise karın tOkluğuna karşılık Rasûuıllah'tan hiç ayrılmaz, dâima O'nunla beraber Olurdum. Bunun için Onla­rın bulunmadıkları zaman ben hâzır bulunur, Onlar unuttuklarınOlOr:green'>da ben hafızamOlOr:green'>da tutar ezberlerdim. Ensâr'OlOr:green'>dan Olan kardeşlerimi de mallarınOlOr:green'>daki çalışmaları meşgul ediyOrdu. Ben ise Suffa fakirlerin­den Olan fakır bir kişi idim. Diğer sahâbîler hadîsleri unuturlarken, ben ezberimde tutar bellerdim. Muhakkak Rasûlullah (S) söylemek­te bulunduğu bir hadîs hakkınOlOr:green'>da: "Ben şu makaalemi bitirinceye kaOlOr:green'>dar elbisesini yayacak; sOnra OlOr:green'>da elbisesini kendine dOğru tOplayacak her kişi elbette benim söyleyeceğim sözleri kesin Olarak ezberleyecektir*' buyurmuştu. Bunun için ben hemen üzerimdeki renkli bezi Rasûlullah O makaalesini bitirinceye kaOlOr:green'>dar yaydım, akabinde O bezi göğsü­me dOğru tOpladım. Artık sOnra Rasûlullah'ın bu kOnuşmalarınOlOr:green'>dan hiçbirşeyi unutmadım

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 1
14406

Abdurrahmân ibnu Avf (R) şöyle demiştir:

Medîne'ye geldiğimiz zaman Rasûlullah (S) benimle Sa'd ibnu'r-Rabî' arasınOlOr:green'>da kardeşlik kurmuştu. Bunun üzerine Sa'd ibnu'r-Rabî' (ben Abdurrahmân'a):

— Ben mal cihetiyle Ensâr'ın en zenginiyim. Bunun için malı­mın yarısını sana ayırıyOrum. Ve bak! îki kadınımın hangisini sever­sen senin için OnOlOr:green'>dan vazgeçer, Onu bOşarım. İddeti geçipde evlenme halâl Olduğu zaman Onunla evlenirsin, dedi.

Râvî dedi ki: Bu teklif üzerine Abdurrahmân, Sa'd'e:

— Benim bu hususta ihtiyâcım yOktur. İçinde ticâret yapılan bir çarşı var mı? dedi.

Sa'd:

—  Kaynukaa' kabilesinin çarşısı vardır, dedi.

Râvî dedi ki: Abdurrahmân sOnra Kaynukaa' çarşısına gitti. Sat­mak üzere keş ve yağ götürdü. SOnra çarşıya gidişleri arka arkaya devam etti. ÇOk geçmedi, Abdurrahmân Rasûlullah'ı ziyarete geldi. Üstünde (zifafa girenlere mahsûs Olan) sarı zağferân lekesi vardı. Ra­sûlullah (S) Ona:

—  "Evlendin mi?" diye sOrdu. Abdurrahmân:

—  Evet evlendim, dedi. Rasûlullah:

—  "Kimle evlendin?" dedi.

O OlOr:green'>da:

—  Ensâr'OlOr:green'>dan bir kadınla evlendim, dedi.

Rasûlullah:

—  "Ne kaOlOr:green'>dar mehr verdin?" dedi.

Abdurrahmân:

— Bir çekirdek (yânî beş dirhem) ağırlığınOlOr:green'>da altın yâhud altın­OlOr:green'>dan bir çekirdek verdim, dedi.

Bunun üzerine Peygamber (S) Abdurrahmân'a:

—  "Bir kOyun (kesmek sureti)le Olsun düğün yemeği yap!" bu­yurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 2
14407

Enes ibn Mâlik (R) şöyle dedi: Abdurrahmân ibn Avf Medine'ye geldi. Peygamber (S) Abdurrahmân ibn Avf ile Ensâr'lı Sa'd ibnu'r-Rabi arasınOlOr:green'>da kardeşlik akdi kurdu. Sa'd zenginlik sa­hibi bir kimse OlduğunOlOr:green'>dan, Abdurrahmân'a hitaben:

— Malımı yan yarıya seninle bölüşeyim, ve bir de seni evlendi­reyim, dedi.

Abdurrahmân OlOr:green'>da Sa'd'e:

— Allah sana ehlini ve malım bereketli kıhp mübarek eylesin. (Benim bunlara ihtiyâcım yOktur.) Siz bana çarşıya delâlet ediniz, dedi.

Akabinde çarşıya gidip bir mikdâr keş ve yağ kazancıyla döndü ve bu kârı ev halkına getirdi. Az bir zaman yâhud Allah'ın dilediği süre ikaamet ettik ki, Abdurrahmân, üzerinde (evlenenlere mahsûs Olan) sarı kOku bulaşığı Olduğu hâlde geldi. Peygamber (S):

—  "Bu, hâlin nedir?" dedi. Abdurrahmân:

—  Yâ Rasûlallah, ben Ensâr'OlOr:green'>dan bir kadınla evlendim, dedi. Rasûlullah:

— "O kadına ne kaOlOr:green'>dar mehr verdin?" diye sOrdu. Abdurrahmân:

— AltınOlOr:green'>dan bir çekirdek yâhud bir çekirdek ağırlığı (yânî beş dir­hem) altın, dedi.

Bunun üzerine Peygamber:

—  "Bir kOyunla Olsun düğün yemeği yap" buyurdu

 
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 3
14408

İbn Abbâs (R) şöyle demiştir: Ukâz, Mecenne ve Zu'l- Mecâz, Câhiliyet devrinde bir takım büyük çarşılar (yânî panayırlar) idi. İslâm devri Olunca müslümânlar bu panayırlarOlOr:green'>da ticâret etmeyi günâh sayıp çekindiler. Bunun üzerine: (Hacc mevsimlerinde ticâretle) Rabbinizden ka­zanç istemenizde üzerinize bir günâh yOktur" (ei-Bakara: 198) âyeti in­di. Bu âyetin sOnunOlOr:green'>daki " Hacc mevsimlerinde" ziyâdesini İbn Abbâs, Kur'ân'OlOr:green'>dan Olmak üzere Okumuştur

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 4