Açılır Menü
HadisAraBul.com
Son Eklenen 100 Hadis
Ravilerine Göre Hadisler
Hadislerde Arama Yap
Arama Sonuçları
p bir
Hızlı Erişim Linki:
https://www.hadisarabul.com/hadisbul/31477-p-bir/1420
No
Hadis Metni
Kaynak
14446
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">îbn Abbâs(R)'tan (şöyle demiştir): Rasûlullah (S) şöyle hitâb buyurdu: "Şübhesiz Mekke'yi Allah haram kılmıştır. Mekke benden evvel hiç
bir
kimse için halâl olmadı, benden sonra da hiç
bir
kimse için halâl olmayacaktır, O ancak
bir
günün
bir
saatinde benim için halâl olmuştur. Mekke'nin otu ko
p
arılmaz, ağacı kesilmez, av hayvanı ürkütülmez, Mekke'nin yitiği yerden alınmaz, ancak sahibini arayıcı alabilir".
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdulmuttalib'in oğlu Abbâs: Kuyumcularımız ve evlerimizin tavanları için ızhır müstesna olsun, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah: "Izhır müstesna" buyurdu.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">İkrime: Av hayvanı ürkütülmez nedir bilir misin? O, hayvanı gölgeden uzaklaştırman ve yerine konmandır, dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdulvahhâb, Hâlid'den: Kuyumcularımız ve ka
bir
lerimiz için, diye söylemiştir
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 42
14447
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Habbâb ibn Eret (R) şöyle demiştir: Ben Câhiliyet devrinde
bir
kılıç ya
p
ıcı kimse idim. Benim Âs ibn Vâil üzerinde
bir
alacağım vardı.
bir
gün alacağımı tahsil etmek üzere ona geldim. O bana:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Sen Muhammed'e küfretmedikçe sana borcumu vermem, dedi. Ben de:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Allah senin canını alı
p
sonra sen diriltilmedikçe ben Muhammed'e küfretmem, dedim.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bu defa o:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Öyle ise ben ölünceye, sonra diriltilinceye, (âhiretle) bana mal ve oğul, kız verilinceye kadar sen beni bırak da, sana borcumu orada vereyim, dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunu müteâkib şu âyetler indi: "(Şu) âyetlerimizi inkâr eden ve 'Bana elbette mal ve evlâd verilecektir diyen adamı gördün mü? O gayba mı vâkıf, yoksa Rahman olan Allah nezdinde
bir
ahid mi edinmiş? - Hayır, Öyle değil. Biz onun söyleyegeldiği sözü yazar, azabını da uzattıkça uzatırız. Onun söyler olduğuna biz mîrâsçı olacağız ve o bize tek başına gelecektir" (Meryem: 77-80)
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 43
14448
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes ibn Mâlik (R) şöyle diyordu:
bir
terzi ya
p
mış olduğu
bir
yemeğe Rasûlullah'ı da'vet etti. Enes ibn Mâlik dedi ki: Ben de Rasûlullah'ın beraberinde bu yemeğe gittim. Terzi Rasûlullah'a
bir
mikdâr ekmek,
bir
mikdâr çorba yaklaştırdı. Çorbanın içinde kabak ve kuru et
p
arçaları vardı. Yemek yerken
p
eygamber'i gördüm ki, yemek çanağının etrafından kabak araştırıyordu. Yine Enes: Artık o günden i'tibâren ben kabağı sevmekten
bir
an ayrılmadım, dedi
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 44
14449
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ebû Hazım dedi ki: Ben Sehl ibn Sa'd(R)'dan işittim, şöyle dedi:
bir
kadın Rasûlullah'a
bir
bürde getirdi. Sehl, yanındakilere hitaben:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Bürde nedir bilir misiniz? diye sordu.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Onlar tarafından:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Şemle'dir, ihrâm'dır, diye cevâb verildi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"> Sehl dedi ki:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Evet, o henüz dokunmuş (yeni tezgâhtan çıkmış) ve kenarı bile kesilmemiş
bir
kumaştı. Kadın: Yâ Rasûlullah! Bu bürdeyi kendi elimle dokudum, onu sana giydireceğim, dedi.
p
eygamber bürdeyi, ona
bir
ihtiyaclı olarak aldı. Sonra
p
eygamber bu bürdeyi izâr ya
p
ı
p
giymiş olduğu hâlde bizim yanımıza çıktı. To
p
luluktan
bir
kimse: Ya Rasûlallah, onu bana giydir, dedi. Rasûlullah:
p
eki, diyerek mecliste oturdu. Sonra hücresine döndü ve o bürdeyi çıkarı
p
dürdükten sonra' istemiş olan zâta yolladı. Bunun üzerine mecliste bulunan cemâat o isteyen kimseye: Sen bu işi güzel ya
p
madın.
p
eygamber'in hiç
bir
isteyeni geri çevirmeyeceğini kat'î bildiğin hâlde, O'ndan bu bürdeyi istedin, diye serzeniş ettiler. O zât da: Vallahi ben onu başka sebebden değil, ancak öleceğim günde benim kefenim olması için istedim, dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Sehl ibn Sa'd:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Hakîkaten bu bürde o zâtın kefeni oldu, demiştir
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 45
14450
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ebû Hazım şöyle dedi:
bir
takım adamlar Sehl ibn Sa'd'e geli
p
ona
p
eygamber'in minberini soruyorlardı. Sehl (R) şöyle dedi: Rasûlullah (S) fulanca kadına - Sehl o kadının ismini söylemiştir- şöyle haber gönderdi: "Marangoz olan kölene emret de benim için insanlara hitâb ettiğim zaman üzerine oturabileceğim tahtadan
bir
yer ya
p
sın' buyurdu. Bunun üzerine kadın, o kölesine emretti. Köle de Gâbe ormanlığının ılgın ağacından onu ya
p
ıyordu. Sonra bu tahtaları kadına getirdi. Kadın da bunları Rasûlullah'a yolladı. Rasûlullah onların kurulmasını emretti de bunlar yerine konuldu. Müteakiben de Rasûlullah (va'z ve hutbe için) minber üzerine oturdu
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 46
14451
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Câ
bir
ibn Abdullah(R)'tan (şöyle demiştir): Ensâr'dan
bir
kadın Rasûlullah'a:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yâ Rasûlullah! Benim marangoz
bir
kölem vardır; senin için üzerine oturacağın
bir
şey ya
p
tırayım mı? dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "İstersen ya
p
tır" buyurdu,
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Râvî dedi ki: Bunun akabinde kadın, Rasûlullah için o minberi ya
p
tırdı. Nihayet cuma günü olunca
p
eygamber( S) yerine konulan o minber üzerine oturdu. Akabinde daha önce yanında hutbe ya
p
ar olduğu hurma kütüğü sayha çıkardı, hattâ kendi kendine yarılacaktı.
p
eygamber minberden indi, onu eliyle tuttu ve onu kucakladı. O sırada kütük susturulmakta olan çocuk gibi hafîf hafîf inliyordu. Nihayet kararlaşı
p
sustuktan sonra Rasûlullah:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "O, yanında edildiğini işitmekte olduğu Zikru'llah için ağladı" buyurdu
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 47
14452
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Âişe (R): Rasûlullah (S)
bir
Yahudi'den, bedeli
bir
zaman sonra verilmek üzere, veresiye hububat satın aldı ve o Yahûdî'ye kendi zırhını rehin bıraktı, demiştir
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 48
14453
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdullah ibn Abbâs (R) şöyle haber vermiştir: Rasûlullah (S) ölmüş
bir
koyunun yanından geçti de:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Bunun derisiyle faydalansaydiniz ya!" buyurdu. Sahâbîler:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Bu koyun kendiliğinden ölmüştür, dediler. Rasûlullah:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Ölü hayvanın ancak etini yemek haram oldu" buyurdu
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 164
14454
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ebû Hureyre (R) şöyle diyordu: Rasûlullah (S) şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olan Allah'a yemîn ederim ki, muhakkak Meryem'in oğlu îsâ'nın sizin içinize âdil
bir
hakem olarak inmesi, Hırıstiyanlar'in o haçını kırması, domuzu öldürmesi, cizye vergisini indirmesi, malın hiç
bir
kişinin kabul etmiyeceği kadar çoğalı
p
taşması vâki' olacaktır"
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 165
14457
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Saîd ibnu Ebi'l-Hasen şöyle dedi: Ben İbn Abbâs'ın yanında idim. Ona
bir
kimse geldi ve:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yâ İbni Abbâs! Ben öyle
bir
insanım ki, benim, maişetim ancak elimin san'atından ibarettir. Ben şu resimleri ya
p
arım (bunların gelirleriyle geçinirim), dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">İbn Abbâs:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Ben sana başka değil, yalnız Rasûlullah'tan işittiğim
bir
hadîsi söyleyeceğim: Rasûlullah (S) şöyle buyuruyordu: "Her kim
bir
suret ya
p
arsa, şübhesiz Allah o kimseyi ya
p
tığı surete can üfleyinceye kadar azâb edecektir. Hâlbuki sureti resmeden o kişi, ya
p
tığı sûrete ebediyyen rûh üfleyi
p
veremiyecektir".
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">ibn Abbâs'ın bu cevâbı üzerine o ressam kişi şiddetli
bir
hışıltı ile har har soludu, benzi sarardı. İbn Abbâs (ona acıyarak):
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Vayh sana yazıklar oldu. San'atını muhakkak işlemek zaruretinde isen sana şu ağaç ve kendisinde rûh olmayan her şeyi tasvir etmeni tavsiye ederim, dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ebû Abdillah el-Buhârî dedi ki: Saîd ibnu Ebî Arûbe, bu tek hadîsi en-Nadr ibnu Enes'ten işitmiştir
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 168
İlk Sayfa
<
141
142
143
144
145
>