Arama Sonuçları al O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/12726-al-O/4140

NoHadis MetniKaynak
14264

Süleyman İbni Surad radıyOlOr:green'>allahu anh şöyle dedi:

Bir gün Nebi sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem’in yanında OturuyOrdum. İki kişi birbirine sövüp duruyOrdu. Bunlardan birinin yüzü öfkeden kıpkırmızı Olmuş, bOyun damarları şişmiş, dışarı fırlamıştı.

Bunu gören Resûlullah sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Ben bir söz biliyOrum, eğer bu kişi Onu söylerse, üzerindeki bu kızgınlık hOlOr:green'>ali geçer. Eğer O, “Eûzü billâhi mine’ş-şeytânirracîm = İlâhi rahmetten kOvulmuş şeytandan OlOr:green'>allaha sığınırım” derse, üzerindeki hâl kaybOlur.”

Oradakiler Nebî sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem’in Ona “İlâhî rahmetten kOvulmuş şeytandan OlOr:green'>allah’a sığın!” tavsiyesinde bulunduğunu ilettiler.

Buhârî, Bed’ü’l-halk 11, Edeb 44, 76; Müslim, Birr 109
14265

Muâz İbni Enes radıyOlOr:green'>allahu anh’den rivâyet edildiğine göre Nebî sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Gereğini yapmaya gücü yettiği hOlOr:green'>alde öfkesini yenen kimseyi OlOr:green'>allah, Kıyamet günü herkesin gözü önünde çağırır, hûriler arasından dilediğini seçmekte serbest bırakır.”

Ebû Dâvûd, Edeb 3 ; Tirmizî, Birr 74; Kıyâmet 48. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 18
14266

Ebû Hüreyre radıyOlOr:green'>allahu anh’den rivâyet edildiğine göre, bir adam Nebî sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem’e:

Bana öğüt ver, dedi. Peygamber sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem de Ona: “Kızma!” buyurdu.

Adam dileğini bir kaç kez tekrar etti. Peygamber sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem de (her defasında ısrarla) :

“Kızma!” buyurdu.

Buhârî, Edeb 76. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 73
14267

Ebû Hüreyre radıyOlOr:green'>allahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Erkek Olsun, kadın Olsun mü’min, OlOr:green'>allah’a günahsız Olarak kavuşuncaya kadar kendisinden, çOluk çOcuğundan, mOlOr:green'>alından belâ eksik Olmaz.”

Tirmizi, Zühd 57
14268

Abdullah İbni Abbâs radıyOlOr:green'>allahu anhümâ şöyle dedi:

Uyeyne İbni Hısn (Medine’ye) geldi ve yeğeni Hurr İbni Kays’a misafir Oldu. Hurr, Hz. Ömer’in danışma meclisi üyelerindendi. Zaten genç Olsun yaşlı Olsun âlimler (kurrâ), Hz. Ömer’in danışma meclisinde bulunurlardı. Bu sebeple Uyeyne, yeğeni Hurr İbni Kays’a:

Yeğenim, senin devlet başkanı yanında önemli bir yerin vardır. Beni kendisiyle görüştür, dedi.

Hurr, Ömer’den izin OlOr:green'>aldı. Uyeyne Ömer’in yanına girince:

Ey Hattâb Oğlu, OlOr:green'>allah’a yemin ederim ki, bize fazla bir şey vermiyOrsun.Aramızda adâletle de hükmetmiyOrsun, dedi.

Ömer hiddetlendi, Uyeyne’ye ceza vermek istedi.

Bunun üzerine Hurr:

Ey Müminlerin emiri, OlOr:green'>allah, Peygamberine “Affı seç, iyiliği emret, cahilleri cezOlOr:green'>alandırmaktan vazgeç!” buyurdu. Benim bu amcam da câhillerdendir, dedi.

OlOr:green'>allah’a yemin ederim ki, Hurr bu âyeti Okuyunca Ömer, Uyeyne’yi cezOlOr:green'>alandırmaktan vazgeçti. Zaten Ömer, OlOr:green'>allah’ın kitabına sOn derece bağlı idi.

Buhârî, Tefsîru sûre (7), 5, İ’tisâm 2
14269

Abdullah İbni Mes’ûd radıyOlOr:green'>allahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem:

“Hiç şüphesiz, benden sOnra, adam kayırmOlOr:green'>alar ve yadırgayacağınız bazı işler Olacaktır” buyurdu. Ashâb-ı kirâm: Ey OlOr:green'>allahın Resûlü! O zaman nasıl davranmamızı tavsiye edersiniz? dediler.

Peygamber sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem de:

“Siz üzerinize düşen görevleri yapar, kendi hakkınızı ise, OlOr:green'>allah’tan beklersiniz” buyurdu.
Buhâri, Menâkıbu’l-enbiyâ 8; Fiten 2 ; Müslim, İmâre 45, 48
14270

Ebû Yahyâ Üseyd İbni Hudayr radıyOlOr:green'>allahu anh’den rivâyet edildiğine göre Medinelilerden bir adam:

Ey OlOr:green'>allahın Resûlü, fOlOr:green'>alan kişi gibi beni de vâli tayin etmez misiniz? dedi.

Peygamber sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem:

“Siz, benden sOnra adam kayırma Olayları göreceksiniz. Havuzbaşında bana kavuşuncaya kadar sabrediniz!” buyurdu

Buhârî, Fiten 2, Menâkıbü’l-ensâr 8; Müslim, İmâre 48, Fedâil 27,28
14271

Ebû İbrahim Abdullah İbni Ebû Evfâ radıyOlOr:green'>allahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, düşmanla karşılaştığı gazOlOr:green'>alardan birinde Resûlullah sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem güneş tepe nOktasından batıya dOğru meyledinceye kadar bekledi, sOnra kOlOr:green'>alktı ve:

- “Ey müslümanlar! Düşmanla karşılaşmayı arzu etmeyiniz; OlOr:green'>allahtan âfiyet dileyiniz. Fakat düşmanla karşılaşınca da sabrediniz ve biliniz ki, cennet kılıçların gölgesi OlOr:green'>altındadır” buyurdu. SOnra Nebi sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem şöyle dua etti:

“Ey kitab’ı (Kur’an’ı) indiren, bulutları gökyüzünde gezdiren ve düşman saflarını darmadağın eden OlOr:green'>allahım, şu düşmanı perişan et ve bizi Onlara karşı muzaffer kıl!”

Buhârî,Cihâd 112; Müslim, Cihâd 20
14272

Abdullah İbni Mes’ud radıyOlOr:green'>allahu anh’den rivâyet edildiğine göre Nebî sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki sözde ve işde dOğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi dOğru söyleye söyleye OlOr:green'>allah katında sıddîk (dOğrucu) diye kaydedilir. YOlOr:green'>alancılık, yOldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yOlOr:green'>alancılığı meslek edinince OlOr:green'>allah katında çOk yOlOr:green'>alancı (kezzâb) diye yazılır.”

Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 80; Tirmizi, Birr 46; İbni Mâce, Mukaddime 7; Duâ 5
14273

Ebû Muhammed Hasan İbni OlOr:green'>ali İbni Ebû Tâlib radıyOlOr:green'>allahu anhümâ şöyle dedi:

Ben Resûlullah sOlOr:green'>allOlOr:green'>allahu OlOr:green'>aleyhi ve sellem’den:

“Şüpheliyi bırak, şüphe vermeyene bak. Zira gönül, (sözde ve işde) dOğrudan huzur, yOlOr:green'>alandan kuşku duyar” buyurduğunu belledim.

Tirmizî, Kıyâmet 60